POZİTİF DOĞUM HİKAYEMİZ



Kızımla hamilelik yolculuğumuzun son günlerine gelmiştik ve doktorumuz son bir rahim ağzı kontrolü için bizi o gün erkenden hastaneye çağırmıştı. Sabahın erken saatinde hastaneye gittik ve muayene sırasında rahim ağzını biraz olgunlaştırmak için minik bir müdahale yapmamız gerekiyordu. Süreç boyunca vajinal doğum odaklı ilerlediğimiz ve süremizin de sonuna geldiğimiz için, ilaç rahim ağzına yerleştirildi ve biz sonucun ne olacağını bilmeden hastanede bekliyorken, bum! Dalgalar sıklaşmaya başladı. Gittikçe artmaya başlayan doğum dalgaları ile beraber, doktorumuz doğumun başladığını söyledi ve birden bire kendimizi hastaneye yatış yaparken bulduk. . Beni takip edenleriniz zaten bilir, gebelik boyunca hiç hareketsiz kalmadım. Hemen hemen her gün hamile yogası yaparken, dersler vermeye devam ettim. Bu nedenle doğuma girerken de bedenen oldukça hazırlıklı olduğumuzu düşünüyorduk.

Ayrıca  doğuma hazırlık eğitimi almıştık ve son haftalarda ani bir kararla ikimizi de daha güvende hissettireceğine inanarak doğuma doula desteği ile girmeye karar vermiştik.
NST (non-stress test) de doğum dalgaları ve bebeğimin kalp atislari

Doulamız da durumdan haberdar olunca hemen hastaneye geldi. Küçük küçük yürüyüşler, daireler, top üzerinde vakit geçirmeler derken, dalgalar gittikçe yoğunlaşıyordu. Bir süre sonra nişanla beraber suyum geldi ve sonrasında çok daha derin bir noktaya doğru sürüklenmeye başladığımı hissettim. . Dalgalar çok güçlüydü ama tüm süreç boyunca öğrendiğim ve doğumda da oldukça etkili kullandığıma inandığım nefes teknikleri sayesinde ne bebeğimin kalp atışları düşüyor ne de ben dalgaların getirdiği yorgunluğa yenik düşüyordum. . Devam eden süreçteki ilk kontrolde, rahim ağzının beklenen oranda açılmadığı farkedilmişti. Moral bozmak yok, yürüyüşe, hareketlere, nefeslere devam dedik! Şuan çok da net hatırlamadığım bir kaç saat daha geçirdik bu şekilde. Kızımla her an konuştuğum, gelişini kutladığım çok derin bir yerlerdeydim. .


Meryem ana otu (doğum sancılarını hafiflettigi ve dogumu kolaylastirdigina inanılır)

Benim farkında olmadığım bir 5 saat daha geçmiş bu sırada ve tekrar açıklık kontrolü yapıldığında, malesef rahim ağzının en başından beri olduğu yerde kaldığı ve hiç açılmadığı ve halihazırda suyumun gelmiş olması, dalgaların yoğunluğunun çok artması ile sezaryen kararı almamız gerektiğini konuştuk doktorumla. . O an tek yaptığım şey kızımla konuşmaktı. Bu kararı alacaksak birlikte almalıydık ve bir şekilde onun bana ben bu yolu tercih ediyorum dediğini hissettim ve sezaryen kararı aldık.

O andan sonra bir kez daha inandım ki bebekler gerçekten nasıl ve ne zaman gelmek istediklerine kendileri karar veriyor.

Ameliyathaneye gidişimiz nereden baksanız 1 saati buldu, o süreçte bile hala açılma var mı diye kontrol ediliyordu. Spinal anestezi  ve sonrasında belimden aşağıda bir hissizlik ile uzanmıştım.

Ameliyathane ortamının neşesi çok güzeldi. Müzikler çalıyordu. Kızımın çıktığı anda çalan müziği duymak çok güzeldi. Yanımda hala eşim, adım adım bana süreci anlatıyor ve desteğini hiç kesmiyordu.

O kadar pozitif hissettim ki beklenmedik bir senaryonun bile ne kadar hayatın kendisi olduğunu farkettim. O beklenilmeyenin içinden kızımla birlikte babamızın desteği ile geçtik.

Kızımı hemen yanıma getirdiler, hatta bir parça hemen emzirebildim. Tüm kontrolleri babasının yanında yapılırken onları izleyebildim ve durmadan kızımla göbek bağımız kesilmiş olsa dahi, zihinsel olarak yeni bir bağ oluşmuştu ve onunla sürekli konuştum. .

Doktorlar seni kontrol edecek, baban yanında, benim birazcık daha işim kaldı, sonra hep birlikteyiz, geliyorum anneciğim... . Bunun bile onu çok rahatlattığını bugün fark ediyorum...

Sürecin tümüne baktığımda bir kez daha anladım. Bizim inanışlarımız, düşüncelerimiz, doğuma, gebeliğe dair saplantılarımız, yaptığımız onlarca plan o kadar manasız ki... Yapabileceğimiz tek şey kendimize ve bebeğimize tüm süreç boyunca iyi bakabilmek sanırım. . Bu arada süreç boyunca kızımı besleyen plasentamı da gördüm, harikaydı ve ona teşekkür ettim. İkimizi sağlıkla birbirimize kavuşturduğu için...

Gelelim hamile yogası yapmak, sağlıklı beslenmek, vajinal bir doğuma hazırlanarak sezaryen olmak, doula ile çalışmak, doğuma hazırlık eğitimi almak ne işe yaradı? Hamile kaldığımda doktorumuzun ilk söylediği söylediği şey, karın içi yağımın hiç olmamasıydı. Yani sağlıklı bir vücudumun olması, kızım için daha en başından geniş bir alan açabilmeme çok yardımcı oldu. Son dakikaya kadar suyu ve yeri boldu. Sezaryen sırasında dahi hala karın içimde yağ olmadığını söyledi doktorumuz. Bu nedenle de, sezaryen sonrası 24 saat içinde normal hayatıma dönmeye başlamıştım. Bedenimdeki kesik nedeni ile günlerce süren  herhangi bir ağrı, bebeğimi kucağıma alamama vs gibi bir durum hiç yaşamadım. . Süreç boyunca yoga ile kendimi desteklemem, ağrısız, sorunsuz oldukça mutlu bir hamilelik geçirmemi sağladı. . Aldığımız doğuma hazırlık eğitimi, her ne kadar hamile yogası eğitmenliğinden bir çok şey bilgim dahilinde olsa da, eşimle birlikte bu sürece oldukça iyi adapte olmamızı ve ikimizinde sakin kalmasını sağladı. . Doula desteği ise eşimin yorumu ile, ne kadar öğrensek de, doğum dünyasına girdiğimizde tüm öğrenilenlerin unutulabildiği, çok kökten gelen hislerle kalındığı, çokça odağın kaybolunabildiği bir yerde, yolumuzu kaybetmeden ilerlememizi sağladı. . Plansız bir sezaryen olması ise en çok pozitif hissettiren durumdu. Kızım tüm doğal doğum dalgalarını karşıladı, yaklaşık 8-9 saat birlikte ilerledik. Sezaryen sonrasında ise bu süreçte doğal yolla salgılanan hormonlarım sayesinde doğumdan hemen sonra sütüm gelmişti. Hormonal geçişlerim aniden olmadı. Kızım sağlıklı bir şekilde kucağımıza geldi. . İşte tüm yaptıklarım ve başımıza gelenler bir araya geldiğinde bakıyorum ki benim doğum hikayem aslında pozitifliklerle dolu. Hiç keşkem yok... İyi ki sezaryen var, sürecin bazen sekteyebildiği durumlarda bebeklerimizi sağlıkla kucaklarımıza alabilecek bir yöntemimiz var.


Ve kimse vajinal doğum yaptı, epidural almadı vs diye kahraman değilken, sezaryen oldu diye de başarısız değil! Önemli olan hikayenizin keşkesiz, mutlu ve sağlıklı olması bana göre..
Her kadın da doğumda bir anne olarak yeniden doğuyor! Her kadın bir kahraman, her rahim bir mucizeyi taşıyor, dönüştürüyor ve kadının bilgeliğini bir kez daha hatırlatıyor . Nacizane en büyük tavsiyem ise, doğumlarınızda doula desteği alın, mutlaka doğuma hazırlık eğitimine katılın, yapabiliyorsanız doğum sonrasında sizi nelerin beklediğini öğrenin, kendinizi iyi hissettiğiniz ve sonuna kadar güvendiğiniz bir doktorunuz olsun, bol bol hareket edin, nefes alın ve kendinize iyi bakın.

Şükürler olsun. .


#douladesteği #yoga #yogimama #pozitifdoğum #keşkesizdoğum #doğumahazırlıkeğitimi #hamileyogası

38 görüntüleme

© 2018 Tüm Hakları Saklıdır

İstanbul,Türkiye

  • Facebook
  • Instagram
  • YouTube
  • Google+